Zengin Olmak için 17 Yöntemi Hayatınıza Uygulamaya Cesaret Edebilir misiniz?

Görünen o ki zengin olmanın yollarını arıyorsunuz, işte buradalar. 17 farklı yol var bunun için. Bu 17 yola da bağlı kalmalısınız. Birini bile görmezden gelirseniz zengin olmayı beklemeyin. Bu iş o şekilde yürümez. Kendinize bu yolun ne kadar süreceğini soruyorsanız yanlış yapıyorsunuz demektir. Bu 17 kurala bağlı kalın ve gerekiyorsa kendi kurallarınızı da ekleyin. Ne kadar sürerse sürsün. Bu şekilde zengin olacaksınız. Kolay olacak mı? Tabi ki hayır. Ama sonuçları kesinlikle buna değecek.





#1. Ölçülebilir, zamana bağlı hedefler belirleyin

Sizin için zengin olmanın anlamı ne olursa olsun, bunu spesifik ve ölçülebilir olarak belirlemeniz gerekmektedir. Bir rakam belirleyin, hayatı kendi istediğiniz şekilde yaşamanızı sağlayacak bir rakam olsun. Gerekse milyonlar, on milyonlar, yüz milyonlar, milyarlar ya da daha fazlası olsun, eğer bu hedefinize ulaşmak istiyorsanız, aklınızda hedefiniz için tam bir numara olmalı.Ama zengin olma yolunda hedefiniz hakkında sadece spesifik olmanız yetmez, aynı zamanda zamana bağlı olması ve bu hedefi yazmış olmanız gerekir. Tam bir tarih belirleyin. Ama gerçekçi olun.

Yüksekleri hedeflemenizi ben de destekliyorum, ama hevesinizin kaçmasına ve hayal kırıklığına uğramanıza izin vermeyin, bunun yerine momentumunuzu arttırmak için kendinizi cesaretlendirin ve eğer takvimden gerçek bir tarih seçerseniz, bu şekilde hedefiniz de daha gerçekçi bir hal alır.

Ama ben demiyorum ki bir kaç yıl içinde zengin olacaksınız; ben bir tarih seçmekten bahsediyorum; günü, ayı ve yılıyla gerçek bir tarihten. Evet, bu tür bir tarihten. Korktunuz mu? Korkmalısınız. Ne derler bilirsiniz; eğer hayalleriniz sizi korkutmuyorsa, yeterince büyük değiller demektir.

#2. Başarılı olmayı istemek için derin ve köklü sebepler bulun

Sebepler önce gelir, cevaplar da sonra. Eğer bir şeyi çok istediyseniz, bu ifadenin ne kadar doğru olduğunu bilebilirsiniz. Bir şeyi canınızı acıtacak kadar çok isterseniz, o şey sizin ruhunuza kadar işler, kök salar, hiçbir şey yolunuzda duramaz. Diğer insanlar ne kadar yıldırıcı sebepler veya mantıklar sıralasalar da size karşı bunların hiçbiri hedefinizden alıkoyamaz. Çünkü buna kendinizi adadınız. Buna karar verdiniz.

Aklınıza ne koymuş olursanız olun, eğer bunu gerçekten istiyorsanız ve bunu isteme sebebiniz yüzeysel değilse, bu hedefin gerçekleştiğini görmek için elinizden gelen her şeyi yaparsınız. Ama istediğim her şeyi satın almak ya da istediğim her şeyi istediğim zaman yapabilmek için zengin olmak istiyorum diyorsanız yanlış yoldasınız. Sizi itmek yerine çeken çok daha derin bir şeyler olmak zorunda. İtmek işe yaramayacaktır. Ama sebepleriniz sizi çekecek kadar zorlayıcıysa, o zaman gerçek sihrin ortaya çıkmaya başladığını göreceksiniz.

Başarılı olmayı istemenizin köklü sebeplerini bir yere yazın. Neden başarılı olmalısınız değil, neden kesinlikle başarmak zorundasınız, bunu yazın. Bu köklü sebepler neler olur peki? Aile. Güvenlik. Vatan. Aşk. Katkı. İşte böyle devam eder. Sebepleriniz sizi zengin olmaya doğru çeken hedefler olmak zorunda, iten hedefler değil. Yüzeysel hedefler sizi bu yolda itebilir, ama sadece kısa süre için işe yararlar. Belirli bir zaman sonra hevesiniz kırılır ve eski yaşantınıza geri dönersiniz.

#3. Büyük bir hareket planı oluşturun

Zengin olmak ya da kayda değer bir servet toplamak ciddi bir girişimdir. Şakaya gelmez. Kişinin en küçük parçasına kadar olağanüstü bir yoğunlaşma ve yolundan şaşmayan bir güdü gerektirir. Yolda hevesinizi kaybetmeniz son derece muhtemeldir. Bu yüzden büyük bir hareket planı yapmanız çok önemlidir. Bu planlar sizin hayallerinize doğru pusulanız ve barometreniz olurlar. Siz bilinmezliğin karanlığında ilerlerken size yol gösteren bir ışık sunarlar.

Ama büyük hareket planları korkulacak şeyler değillerdir. Bunlar karışık, sarmal şeyler değillerdir. Basit ve düz olmalıdırlar. Tek ihtiyacınız olan şeyler ise biraz düşünmek ve bolca yazmaktır. Yönelmeyi planladığınız hedefinizi belirledikten sonra (yani sizin zengin olmak için ihtiyacınız olan sayıyı) tek yapmanız gereken o hedefe doğru yolu aydınlatmaktır. Hangi adımları atacaksınız? Neler yapacaksınız? Bu noktadan bir sonrakine nasıl geçeceksiniz?

Bir uçak hayal edin. Bir şehirden diğerine uçmanın, belirli bir zamanda kalkıp belirli bir zamanda hedefe varmanın, basit bir şey olduğunu düşünebilirsiniz, ama aslında bu çok muazzam bir şeydir. Milyonlarca hareket eden parça vardır. Sadece uçak havadayken değil, daha kalkmadan bile. Sayısız görev tamamlanmış ve listeden çıkarılmıştır. Uçak havadayken de bitmez bilmek bir görev dizisi tamamlanmaya, gerçekleştirilmeye ihtiyaç duyar.

Açıkça görünür ki uçak kalkmadan, havadayken ve indikten sonra bile birçok durum ile ilgilenilmek zorundadır. Bunların hepsi ise uçağın büyük planının parçalarıdır. Sizin yapmanız gereken şey ise bulunduğunuz noktadan bir sonraki hedef noktanıza ulaşmak için yapacağınız ya da yapma ihtimaliniz olan şeylerin hepsini teker teker yazmaktır. Eğer gerçekten zengin olmak istiyorsanız, bunun başka alternatifi yoktur. Sizi o noktaya çıkaracak son derece detaylı bir plana ihtiyacınız olacaktır.

#4. Borcunuzu tamamen ortadan kaldırın ya da büyük ölçüde azaltın

Kasa dolusu nakit depolamak isteyen herkes önce borçlarını tamamen ortadan kaldırmalı veya büyük ölçüde azaltmalıdır. Neden? Çünkü boğazınıza kadar borca batmış iseniz ve giderleriniz gelirinizle eşleşiyor veya gelirinizi geçiyor ise zengin olma yolunda ilerlemeniz neredeyse imkansızdır. Birçok kişi bu durumu yaşamıştır, ben de dahil olmak üzere. Planlara göre değil de içgüdülere, kişisel gözlemlere göre hareket ettiğim zamanlar vardı doğruyu söylemek gerekirse.

Borçlarımızın çoğu bizim alışkanlıklarımız yüzünden ortaya çıkar. Çoğu zaman sahip olduğumuz varlıkların değil de borçlarımızın devamlı artmasına sebep olan kötü alışkanlıklara sahibizdir. İsterseniz Türk usulü deyin buna. Nereye dönersek dönelim her köşede para harcamak için farklı bir fırsat görürüz. Büyük indirimler, kampanyalar, kesinlikle almanız gereken son moda lüks eşyalar. Ama hangi bedel ile? Eğer satın aldığımız şeylerin bizim finansal durumumuz üzerindeki gerçek etkilerini görebilseydik bu konudaki tutumumuz değişir miydi?

Her şeye rağmen zor zamanlar zor önlemler gerektirir. Durumunuzu gözden geçirmeniz ve şu an tam olarak nerede durduğunuzu anlamanız gerekir.

Finansal olarak nerede durduğunuzu ancak şu şekilde anlayabilirsiniz:

Bir kağıdın boyuna dik olarak ortasına bir çizgi çizerek kağıdı 2 sütuna bölün; soldaki sütuna “Gelirlerim ve Varlıklarım” başlığını yazın, sağdaki sütuna ise “Giderlerim ve Borçlarım” başlığını yazın.

Sol tarafa aylık gelirinizi yazın. Her ay ne kadar kazanıyorsunuz? Kazancınız sabit mi yoksa değişken mi? Eğer değişken ise son 6 aydaki gelirinizi baz alarak ortalama gelirinizi yazın.

Sahip olduğunuz varlık sayılabilecek, birikimler, hisseler, tahviller, kira geliri gibi şeyleri ve aylık gelirinizi yazın.

Sağ taraf için ise borçlarınızı ve harcamalarınızı belirleyin. Önce ihtiyaç kredisi, araç kredisi, ev kredisi gibi sabit giderleriniz ile başlayın. Sonra değişken olan faturalar ve kredi kartı borcunuzu belirleyin. Faizle beraber yapmanız gereken ödemeler nasıl bir hale geliyorlar, bunların hepsini yazın.

Ve diğer yemek, eğlence, yol, benzin gibi harcamalarınız neler? Onların da hepsini önünüzdeki kağıda dökün. İhtiyaç duymanız halinde bankanızdan son 6 ayda yaptığınız harcamaların belgesini isteyin ve bunların hepsinin üzerinden bir dedektifmişçesine geçin.

Toplam servetinizi ve aylık giderlerinizi hesaplayın. Şu an ki servetiniz ne kadar? Her ay toplam ne kadar harcama yapacaksınız? Eğer bunları hesaplayamıyorsanız, ne kadar ilerlediğinizi ölçmek için kıyaslayabileceğiniz bir başlangıç noktasından yoksun kalırsınız.

Bazı harcamalardan hemen kurtulun. Belki kullanmadığınız spor salonu üyeliğiniz ya da izlemeye vaktiniz olmadığı uydu paketiniz gibi. Belki de alkol veya sigara gibi başka şeyler. Bir şekilde keseceğiniz bir takım harcamalar bulun yoksa bu şekilde borç batağında yüzerken asla zengin olmanız mümkün olmayacak.

Bu noktada fikir almak için herkese sıklıkla gereksiz harcamalar yapılan bazı şeylerin listesine göz atabilirsiniz.

#5. Gelirinizin en az %25’ini biriktirin veya doğrudan yatırım yapın

Maaş gününden maaş gününe yaşamaktan kurtulduğunuz vakit, para biriktirmeye ya da yatırım yapmaya odaklanabilirsiniz. Bir genelleme yapacak olursak gelirinizin en az %25’ini birikim için kenara koymanız önerilir. Eğer ortalamanın ötesinde yaşıyorsanız bu biraz zor olacak. Ama her zaman biriktirmenin veya yatırım yapmanın bir yolunu bulabilirsiniz. Diğer tüm alışkanlıklar gibi, bu da zaman içinde kazanılacak bir alışkanlıktır. Bir gecede finansal uzman olmayı beklemeyin. Olamazsınız. Uzun vadeli düşünün.

Birikim ve yatırım yapma alışkanlıkları edindikten sonra paranız şişmeye başlayacaktır. Tek yapmanız gereken ortaya bir momentum koymak. Bir karar alın, dışarı çıkın ve bu kararı yerine getirin. Bankanıza gidin ve bir yatırım hesabı açın ya da ortalama faiz getirisi elde edeceğiniz bir birikim hesabı açın. Sonra gelirinizden talimat verin. Paranız size ulaştığı anda sizde gelirinizin %25’inin otomatik olarak birikim ya da yatırım hesaplarınıza ulaştığından emin olun. Bu şekilde asla sıkıntı yaşamazsınız.

Tabi ki bu biraz disiplin gerektirir. Eğer biriktirdiğiniz parayı harcamamak için gerekli disipline sahip değilseniz, buradaki problemimiz çok daha büyük demektir. Ama derin köklü sebeplere sahip olduğunuz sürece bu alışkanlık da zaman içinde filizlenecektir. Sadece bunu zirveye olan yavaş ve uzun bir maraton gibi düşünün, kısa mesafe bir koşu olarak değil. Bu durum gerçekten her şeyden çok maratona benzer.

Ayrıca, muhtemelen acil durum fonunu duymuşsunuzdur ki 6 aylık harcamalarınızın kötü günler için kenarda durmasında fayda vardır. Bu para iş kurmak istediğinizde, girişimcilik ruhunuz kabardığında size destek olmak için de kullanılabilir. Tabi ki 6 aylık harcamalardan daha fazlasını kenara atmanız gerekir; kötü gün parasından çok daha fazlasına sahip olmanız gerekir. Forbes’un zenginler listesinde kendine her zaman yer bulan Mark Cuban’ın da söylediği gibi: anlık fırsatlar için ya da doğru fırsat kendini gösterdiğinde kullanabileceğiniz bir birikiminizin olmasında her zaman fayda vardır.

#6. Ne kadar küçük olursa olsun, üzerinizde her zaman bir çatı olsun

Kirada oturduğunuz zaman sadece ev sahibinin cebini doldurmuş, ya da mortgage’ını ödemiş olursunuz. Durum ne olursa olsun kira asla bir seçenek olmamalıdır. En küçük, en rahatsız evi bile almak zorunda kalsanız bu fedakarlığı yapmak zorundasınız çünkü zaman içinde o evin bile değeri artacaktır. Dünya çapında çoğu milyoner için emlak çok büyük bir servet kaynağıdır. Onlar da zirveden başlamamışlar, çalışarak zirveye kadar çıkmışlardır.

Eğer altında bulunduğunuz çatı kira ise, hemen bir banka ile bir görüşme ayarlamalısınız. Oturun, yüz yüze onlara durumunuzu açıklayın. Ne tür bir konut kredisi için başvurabileceğinizi ve ne kadar parayı peşin olarak ödemeniz gerektiğini saptayın. Bir şey için ön onay alın. Ne kadar küçük olduğu ya da ailenizin, arkadaşlarınızın ne düşündüğünün hiçbir önemi yok. Bunu kesinlikle yapmalısınız.

Oturup ne yapmanız gerektiği hakkında bir fikir elde ettikten sonra bu durumu da yaptığınız büyük plana dahil edebilirsiniz. Aklınızdan çıkarmayın ki bu durum, büyük hedefiniz ne ise o yol doğrultusunda attığınız büyük bir adımdan ibaret. Kendi eviniz olması için ne gerektiğine dair bir fikriniz olduktan sonra yolun sonuna kadar planlar, hazırlıklar yapabilirsiniz. Sonrasında fark edeceksiniz ki bilinçaltınız size bu konuda yardım edip hayalinizin gerçekliğe dönüşmesini sağlayacak.

#7. Aylık gelirinizin daima aylık giderinizden fazla olduğundan emin olun

Konu aylık gider ve gelirlere gelmişken, eğer zengin olmayı düşünüyorsanız uymanız gereken kesin bir kural bulunmaktadır; gelirinizin her zaman giderinizden fazla olduğundan emin olun. Yoksa gelebileceğiniz en kötü durumu tadabilir, boğazınıza kadar borca batabilir ve bundan çıkış yolu bulamayabilirsiniz, hayatınızı zirvede yaşarken bile, işinizi kaybedebilirsiniz.

Eğer bunun önüne geçmek istiyorsanız, varlığınızı sonuna kadar harcamadığınızdan emin olun. Belki de zaten bildiğiniz üzere, dağlar kadar borcun altından kalkmak oldukça zor bir harekettir. Borçlarınızı ödemek ve harcamalarınızla uğraşırken zengin olmayı düşünmek çok zordur; çünkü bu noktada tek düşünebileceğiniz şey nasıl hayatta kalacağınız olacaktır. Ama çoktan durumunuzu gözden geçirdiyseniz ve bütçe planı yaptıysanız, o zaman paranızın her ay nereye gittiğini bilirsiniz.

Ortalamanın altında yaşamak gerçekten gözüktüğü kadar zor değildir; birçok insan bunu yapmaktadır. Ama aynı zamanda birçok insan da bunu yapmaz, kazandığından daha az harcamak için ne kadar sebep ya da mantık olsa dahi. Giderlerinizden kesecek bir şeyler bulun, ne olursa olsun. Bunu yapmak için ortaya koyduğunuz güçlü sebeplerinizi hatırlayın ve kendinizi ne yapmanız gerekirse yaparak finansal olarak daha güçlü bir hale getirin.

#8. Akıbetinizi her gün takip edin

Kendinizi zengin olarak görebilmeniz için sahip olmanız gereken servet miktarını belirlediğinize göre, varacağınız sonuçları sürekli olarak ölçmeniz, takip etmeniz lazım. Her gün her kuruşuna kadar harcadığınız tüm miktarı bir kenara yazın. Bunun için bir ajanda edinin. Kahveye 5 lira mı harcadınız? Yazın. 2 liraya bir paket sakız mı aldınız? Yazın. En küçük kuruşuna kadar yazmanızdan bahsediyorum.

Akıbetinizi ne kadar kesin bir ölçek ile ölçer ve takip ederseniz, hedefinize ulaşma ihtimaliniz o kadar artacaktır. İnsanlar neden her gün servetlerini takip etmezler? Ya da neden harcadıkları her küçük şeyi takip etmezler. Bunun cevabı genelde korkudur. Gerçeği fark etmememiz için genelde bilinçaltımız bu doğrultuda çalışır, çünkü gerçeği öğrenmek tamamen acı verici olacaktır.

Ama bazen bunlara katlanmalıyız. Bazen de sadece derin bir nefes almalı ve kısa süreli acıları tatmalıyız ki, uzun zamanlı bir zenginliğin tadını çıkarabilelim. Akıbetinizi ölçmek ve takip etmek için bir sistem oluşturun ki kendinize, ne kadar ilerleyebildiğinizi, nerede olduğunuzu ve gitmeniz gereken daha ne kadar yol kaldığını görebilesiniz. Çünkü akıbetinizi ölçtüğünüz ve takip ettiğiniz zaman ve işlerin istediğiniz doğrultuda gitmemesi durumunda büyük hareket planınızda gerekli değişiklikler yapabilirsiniz.

#9. Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulun

Biliyorum, biz alışkanlıklardan oluşan varlıklarız. Alışkanlıklarımız gün içinde söylediğimiz, düşündüğümüz ve yaptığımız şeyleri tanımlar. Bir araştırmaya göre alışkanlıklar insan davranışlarının %45’ini oluşturur, ama daha fazlası bile olabilir. Ama problem şu ki, bu alışkanlıkların büyük çoğunluğu bizi zenginlik yolunda desteklemekten çok, bu yoldan caydırmaya yönelik negatif alışkanlıklardan oluşuyor. Ne kadar kötü olduklarına bağlı olarak kötü alışkanlıklarınız, sadece gelirinizi ve birikimlerinizi yemekle kalmayıp sizi borç batağına sürükleyebilirler.

Ama eğer zengin olma konusunda gerçekten ciddiyseniz, sizi geride tutan bu alışkanlıklarınızdan kurtulmalısınız. Her ne kadar sigarayı bırakmak, alkolü bırakmak, kumarı bırakmak, az yemek, savurganlığı bırakmak ya da her neyse onu bırakmak o kadar zor gelse de, kendinizi soktuğunuz bu delikten geri çıkarmanız zengin olmak için gerekli bir ön koşuldur. Şuan zor gözükmesine rağmen, bu doğrultuda biraz aşama kaydettiğiniz zaman, ilerleme de göreceksiniz.

Ama tüm alışkanlıkların zamanla kazanıldığı gibi, bu alışkanlıklardan kurtulmak da zaman gerektirir. Yeterince güçlü sebepleriniz varsa bu alışkanlıklarınızı bir anda da kesebilirsiniz. Eğer doktor size sigarayı bırakmazsanız akciğer kanserinden öleceğinizi söylerse, ya da kötü diyetinizden dolayı büyük bir kalp krizi geçirirseniz kendinizi bu konuda daha rahat ikna edersiniz. Lakin bu tarz durumların dışında bunu gerçekten zaman içinde yapmanız gerekebilir.

Mikro-değişim yaklaşımı dediğimiz bir şey vardır. Alışkanlıklarınızın lastik bant olduklarını düşünün. Eğer onları birden, kuvvetli bir şekilde çekerseniz koparlar. Bu yüzden alışkanlıkları bir günde kazanamaz ya da bırakamazsınız. Bunlar için zamana ihtiyaç vardır. Lastik yavaşça çekilmeli ve genişletilmelidir. Eğer günde bir paket sigara içiyorsanız, zaman içinde yavaşça bunu azaltın. Örneğin bir sigara paketinin içinde 20 sigara varsa ilk hafta için bu sayıyı 3 azaltın. Bu şekilde günde 17 tane içeceksiniz ve her hafta 3’er azaltarak devam edin.

Değişim yaklaşımı bırakmak istediğiniz kötü alışkanlığınız ya da edinmek istediğini kötü alışkanlığınız ne olursa olsun işe yarar, çünkü yavaşça beynin sinirsel yollarını değiştirir. Eğer 20 yıldır sigara kullanıyorsanız bir gecede bırakmayı beklemeyin. Ama eğer 6 haftayla 8 hafta arasında bir zaman içinde sigarayı azaltarak bırakmaya çalışırsanız, bu alışkanlığınızı başka bir alışkanlıkla değiştirir, ardından da tamamen bırakabilirsiniz. İnanın ki gelecekteki zengin siz, bu davranışınız için size teşekkür edecektir.

#10. Ertelemekten vazgeçin

Ertelemek her zaman sessiz bir katil olmuştur. Ertelemek bizim bugünün işini yarına bırakma şeklimizdir. Ama eğer hayatta ileriye gidebilmek istiyorsanız, zengin olmak istiyorsanız veya herhangi bir hedefinize ulaşmak istiyorsanız hayatınızdan bu alışkanlığı çıkarmanız gerekir. Eğer başarılı olmak istiyorsanız hayatınızda kesinlikle ertelemeye yer vermeyin, çünkü bu sizi hayallerinize ulaşmaktan alıkoyacak en büyük şeylerden biridir.

Biliyorum, ertelemekten vazgeçmek zor. Bu yüzden tekrar bu yola çıkmanızı gerektiren güçlü sebeplerinizi hatırlamanız gerekiyor. Peki, bu sessiz katili hayatınızdan atmanızın en iyi yolu ne? 15 dakika kuralı. Ne gerektiriyor? Tek yapmanız gereken cep telefonunuzdan ya da başka bir cihazdan 15 dakikalık bir sayaç kurmak. Sonra en çok ertelediğiniz şeyi bulun ve sadece 15 dakikalığına da olsa bu şeyi yapın.

Neden yalnızca 15 dakika? Çünkü bir şeyi sadece 15 dakikalığına yapmaya karar verdiğiniz zaman, çok zorlayıcı gelmez. 15 dakika boyunca yapabilirsiniz, çok da zor değil. Ama bunun en güzel tarafı size momentum verir ve erteleme serinizi bozar. Belki 15 dakika dolduktan sonra bile kendinizi devam etmeye istekli bir halde bulabilirsiniz.

#11. Zamanınızı etkili bir şekilde kullanın

Hayattaki en büyük dengeleyici zamandır. Hepimizin eşit miktarda zamanı vardır. Zengin birinin günde 24 saat, yoksul birinin de günde 24 saat vakti vardır. Fark nedir? Sahip oldukları zamanı nasıl kullandıkları. Zamanlarını boşa harcayıp, saçma hedeflerin peşinden koşup zaman öldürücü şeyler mi yapıyorlar? Yoksa bu zamanı akıllıca kullanıp uzun vadedeki hedeflerine ulaşmak için çaba mı gösteriyorlar?

Zamanınızı etkili bir şekilde yönetemiyorsanız zengin olma olasılığınız kesinlikle yoktur. Eğer zamanınızı etkili bir biçimde nasıl yönetebileceğinizi biliyorsanız, hayallerinize ulaşmaya bir adım daha yakınsınız demektir. Bu çok zor bir şey değil. Sadece gün boyu yaptıklarınıza özel bir ilgi göstermeniz ve projeleriniz ve aktiviteleriniz üzerinde harcadığınız zamanı takip ve kontrol etmek için bir sistem geliştirmeniz gerekiyor.

Peki, bunu yapmanın en iyi yolu ne? Dörde bölme zaman yönetim sistemini kullanın. Bu sistem sahip olduğunuz zamanı 4 kategoriye ayırır. Bu kategoriler 2 alana göre ayrılırlar:aciliyet ve önem. Yapacağınız şeyler ya acildir, ya önemlidir, ya hem acil hem önemlidir, ya da ikisi de değildir. Zaman öldürücüler ikisi de olmayanlar grubuna girer. Örneğin uzun vadedeki hedeflerinizle alakalı aktiviteleriniz önemli olan ama acil olmayan kategoriye girer.

Örneğin benim için, bu yazıyı yazmak, bir kitap yazmak, ders vermek veya uzun vadeli pasif gelir olarak sonuçlanabilecek herhangi bir şeyi yapmak önemli olan ama acil olmayanlar kategorisindedir. Peki sizin için nelerdir? Eğer zamanınızı nasıl daha etkili yöneteceğinize dair daha fazla okumak istiyorsanız, yöntemin tamamını bu makalede bulabilirsiniz.

#12. Dünyaya devasa bir değer katın

Tamam. Dünyaya büyük bir değer katmadan zengin olmanın kesinlikle bir yolu yok. En çok işi yaparak en az, en az olmasa da ortalama bir sonuç bekleme konseptine geri dönüyoruz. Kısa yollar kullanmaktan bahsetmiyorum. Mümkün olduğunca yapabildiğiniz en fazla işi yaparak, en detaylı biçimde ve dünyaya büyük bir değer katarak yapmanızdan bahsediyorum. Dünyaya en fazla değer katmış olan insanlar basitçe en zengin insanlardır.

Problem ne peki? En azından başlangıçta, dünyaya büyük değerler katmak büyük bir gelir olarak size geri dönmez. Hatta sinir bozucu olur. Facebook’u düşünün. Başlangıçta bu sitenin para kazanma ya da gelir için herhangi bir planı yoktu. Odak noktası tek bir platformda dünyayı birbiriyle bağlamaktı. Ama kullanıcı kitlelerinin büyümesiyle birlikte şirketin gelir elde etme potansiyeli de büyüdü. Ama başta böyle bir şey planlanmamıştı. Zaman içinde ortaya çıktı.

Mark Zuckerberg’ün odaklandığı şey sadece en büyük değeri katmak üzerineydi, ama sadece başlangıçta, diye ekliyorum en içten saygılarımla. Bugünse işler değişti. Eğer başarılı herhangi bir şirketin, ürünün, atletin veya bu tip şeylerin ve kişilerin başlangıçlarına bakacak olursanız, hepsi dünyaya değer katma ateşiyle yanıp tutuşan kişilerdir. İster kendi işiniz olsun ister başka tür bir hizmet veriyor olun, her zaman en ön planda olan şey değer katmak olmalıdır. Para ise bunun ardından gelecektir, öncesinden değil.

#13. Birden fazla pasif gelir kaynağı oluşturun

Eğer zengin olmak istiyorsanız ve size para kazandıran tek kaynağınız zaman ise, asla zengin olamayacaksınız. Problem şudur ki, bir hizmet sağladığınız zaman ya da bir proje için birinin altında çalışırken, sadece o işe harcadığınız zaman kadar para kazanabilirsiniz. Bu durum sizi hayalleriniz doğrultusunda sınırlar ve zincire vurur. Çünkü basitçe bir günde bu yolda istediğiniz kadar ilerlemenizi sağlayacak kadar zaman yoktur.

Eğer zengin olmak veyahut kendinizi gelirinizin daha otomatik bir hale geldiği bir pozisyona taşımak istiyorsanız, pasif gelir kaynakları oluşturmanız gerekir.

Geliriniz otomatik olduğunda, vaktinizin nakit olmadığını göz önünde bulundurarak bir iş kurabilirsiniz. Size hemen değil, uzun vadede para kazandıracak gayretleriniz için daha çok çaba gösterebilirsiniz. Ama bu noktaya ulaşmak için giderlerinizi görmezden gelmeyip, onları ele almanız gerekir.

Pasif gelirler size bunu yapma özgürlüğünü verir. Lütfen beni yanlış anlamayın, Bu hiç bir şekilde kolay değildir. Kayda değer bir pasif gelir kaynağı oluşturmak devasa bir girişimdir. Kitaplar, dersler, kar payı hisseleri ve emlak gibi şeyler pasif gelir kaynakları için bazı örneklerdir, ama çok daha fazlası mevcuttur. Bir kez bir kaynak oluşturduktan sonra, buna bağımlı olacaksınız. Ardından otomatik bir gelir elde etmeye yeterli kaynağınız olduğunda da yıllar sonra zengin olmanızı sağlayacak büyük işinizi oluşturmaya başlayabilirsiniz. Evet, bu uzun bir süreç, ama sonuna kadar değecek.

#14. Başkalarına katkıda bulunmanın yollarını arayın

Hayatta neler alabileceğiniz değil, neler verebileceğiniz önemlidir. Evet, eğer zengin olmak istiyorsanız dünyaya değer katmanız gerekir, ama aynı zamanda başkalarına da katkıda bulunmanız gerekir. Eğer bunun için harcayacak paranız yoksa zamanınızı harcayın. Zamanınız paranızdan daha değerlidir çünkü para harcanıp tekrar kazanılabilir, ama zaman sadece bir kere harcanır ve bir kere harcandı mı, geri dönüşü yoktur.

Başkalarına katkıda bulunurken aynı zamanda odağınızı da değiştirirsiniz. Yokluk durumunu terk edip bolluk durumuna geçersiniz. Bu bilinçaltınız için önemli bir olaydır ve olaylara bakış açınızı, düşünce yapınızı tamamen değiştirir. Aynı zamanda başkalarına yardım etmek hayatınızın bir parçası olduğu zaman hayatta nelere sahip olmadığınızı değil, nelere sahip olduğunuzu fark etmeye başlarsınız.

Başkalarına katkıda bulunma fırsatının ayağınıza gelmesini beklemeyin, bu fırsatları arayıp kendiniz bulun. Yerel barınaklarla iletişim kurun veya evsizlerin olduğu yerlere uğrayın. Durun ve insanlarla konuşun. Onlara bir şişe su verin ve hikayelerini dinleyin. Bu şekilde öğrendiklerinize ve keşfettiklerinize şaşıracaksınız. Hayatta zengin olmaktan çok daha fazlası vardır. Hepimiz birbirimize bağlıyız ve kişisel çıkar düşüncemiz olmadan başkalarına katkıda bulunma konusundaki rolümüzü oynamalıyız.

#15. Kendinize ve geleceğe karşı inançlı olun

İnanç, merdivenin tamamını görmeden ilk adımı atmaktır. Evet, Martin Luther King Jr. böyle demiştir. Ama bu sözler ne kadar doğrudur? Düşecek miyiz ya da başarısız olacak mıyız bunu her zaman bilemeyiz. Sık sık gerçekleşebilir bu. Ama kendimize ve ne olurlarsa olsun hayallerimize ulaşmak için yapabileceklerimize inanmayı asla bırakamayız.

Büyük bir hedef için çalışmak zordur, çünkü genelde bulunduğunuz konumdan çok daha yükseklere ilerlemeniz gerekir. Kilo vermek, zengin olmak, sigarayı bırakmak ya da bu tür herhangi bir şeyi yapmak, benliğinizin her parçasına karşı olduğundan dolayı devasa bir girişimdir. Alışkanlıkların üstesinden gelmek çok zordur. Ama bazen her şeyin yoluna gireceğine dair biraz inancınızın olması yeter de artar bile.

Bu durum özellikle hedefimize ulaşmaya çalışırken zor zamanlar yaşadığımızda geçerlidir. Tüm dünya bize karşı birleştiğinde, inancımızdan güç almalıyız. Büyüklüğe ulaşmak için insan ruhunun gücüne inanmalıyız, ama unutmamalıyız ki hepimizi bağlayan daha büyük bir güç mevcuttur. Bizi birbirimize bağlayan büyük bir evrensel enerji vardır. Bu büyük evrensel enerjiye dayanın, inanılmaz şeyler olacağını göreceksiniz.

#16. Pozitif olun ve pozitif kalmaya devam edin

İnsan zihninden günde 50,000 ile 70,000 arasında düşünce geçer. Evet o kadar fazla. Ama bu düşüncelerin büyük bir kısmı bizim haberimiz ya da kontrolümüz olmadan bilinçaltımızda oluşurlar. Bu düşüncelerin çoğu tekrar edildiği zaman, zihnimizin negatiflik üzerine odaklanmasına izin verdiğimizde, hızlı bir şekilde büyürler, kargaşa, korku ve endişe fırtınası haline gelirler ve kendilerini sürdürerek eninde sonunda gerçekliğe dönüşürler.

Negatif bir şekilde düşündüğümüz zaman, negatif bir şekilde hareket ederiz ve her şeye negatif bir perspektiften bakarız. Bu şekilde zengin olmanız düpedüz imkansızdır. Bunun yerine pozitifliğe odaklanmanız gerekir. Tüm bilinçli düşüncelerinizin pozitifliğe doğru eğilimi olmaları gerekir ki bu pozitifliği hayatınıza yansıtabilesiniz.

En temel esasına inersek, düşünceler saf enerjiden meydana gelmektedirler. Eğer pozitif enerji yaratırsanız, hayatınız da pozitif enerji ile dolar. Mantralardan bahsetmiyorum. Problemlerimiz olduğunda dahi sahip olduğumuz şeylerin kıymetini bilmekten ve zor zamanları atlatmak için yeteneklerimize ve yapabileceklerimize güvenmekten bahsediyorum. Zihin gücünüzle doğru şeyleri hayatınıza çekmenizden bahsediyorum. Bunu yapmayı başardıktan sonra, olağanüstü şeyler ortaya çıkmaya başlayacak.

#17. Ne kadar sürerse sürsün asla vazgeçmeyin

Asla ama asla vazgeçmeyin. Hedefinize ulaşmanız ne kadar sürerse sürsün. İster zengin olmak olsun hedefiniz ister başka bir şey, eğer hedefinize doğru ilerlemekten yılmazsanız, zaman içinde hedefinize ulaşabilirsiniz. Bir kere vazgeçecek olursanız, yaptıklarınızın hiçbir önemi kalmaz. Bunun olmasına izin vermeyin. Her gün az da olsa ilerleme kaydetmeniz, yerinizde saymanızdan iyidir.

Hayat asla kolay değildir. Hepimizin yaşadığı sıkıntılar vardır. Her köşede stres yapmamıza ya da kaygı duymamamıza sebep olacak bir şeyler vardır. Ama korku içinde yaşadığımız zaman, hayatımızda bundan çok daha fazlasına sebebiyet veririz. Açıkça görünür ki tüm iyi şeyler, iyi şeyleri bekleyenlerin başına gelir. Bazen bu bekleyiş kelimenin tam anlamıyla yılları, on yılları bulabilir. Ama siz durmadığınız zaman, ilerlemeyi sürdürdüğünüzde, adım adım, nihayetinde istediğiniz yere varacaksınız.

Bu yolda ilerlemek için kendinize bir ilham kaynağı ve motivasyon bulmayı düşünebilirsiniz. YouTube’da videolara göz atın ya da size mutlaka ilham verecek ve bakış açınızı değiştirecek TED konuşmalarını izleyin (Türkçe altyazılar da mevcut). Belki de ilham verici müzikler size iyi gelebilir, dinleyin. Ne gerekirse yapın işte, asla vazgeçmeyin. Asla durmayın. Kaplumbağa kadar yavaş bile olsa her zaman ilerleyin. Eninde sonunda hedefinize ulaşacağınıza inanın.

Kaynakça; Ekonomist…



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.