Momo nasıl ortaya çıktı? (Çocukları Momo’dan korumak için ne yapmalı?)

43 yaşındaki Japon heykeltraş Keisuke Aiso’nun 2016 yılında yaptığı ve “Kuş Kadın” adını verdiği heykelinden ilham alınarak yaratılan Momodünyada panik yarattı.

Momo oyun için yaratılmış bir sanal karakter değil aksine bir heykel.

Her heykelinde gerçek hayvan parçaları kullanan sanatçı Momo karakterinin yaratıldığı “Kuş Kadın” heykelini insan başlı kuş ayaklı bir yaratık olarak tasarlamış.

Vanilla Galeri’de 2016 yılındaki sergide görücüye çıkan etkinliğin en çok ilgi çeken işlerinden biri olan “Kuş Kadın” ile birçok kişinin fotoğraf çekinip sosyal medya hesaplarından paylaşmasıyla heykelin yayıldığı iddia ediliyor.

Arjantin’de 12 yaşındaki bir kız çocuğun Whatsapp mesajlaşma platformu üzerinden yayılan oyunun etkisiyle intihar ettiği iddiası uluslararası basında haber olmuştu.

Bu iddia doğrulanmadı ancak Momo’nun YouTube videolarına sızdığı haberleri sonrası çeşitli ülkeler aileleri uyarmaya başladı.

YouTube yetkilileri ise Momo’nun sitedeki videolarda belirdiğine işaret eden hiçbir bulgu olmadığını söylüyor.

SANSASYONEL HABERLER İÇİN ÇARPITILIYOR MU? 

Öte yandan internet güvenliği ve çocuklara yardım örgütü uzmanları Momo konusunda gereksiz bir panik havasının yaratıldığı görüşünde.

Momo’nun aslında varolmayan bir ‘intihar oyunu’ olduğunu ve medyanın sansasyonel haberler için gerçekleri çarpıttığı iddia ediliyor.

KİŞİLER İNTİHARA SÜRÜKLENEBİLİYOR

Momo oyunu hali hazırda 2017’den bu yana birçok genç intiharı ile ilişkilendirilen Mavi Balina ile karşılaştırılmaya başlandı.

Korku filmi karakterine benzeyen figür, çocuklardan kendilerine zarar vermelerini istiyor ve sonunda intiharla sonuçlanabilecek bu talimatları yerine getirmeyenleri tehdit ediyor. Oyun şiddet öven bir dil kullanılıyor ve kişiler intihara sürüklenebiliyor, oyuna katılanlar, depresyon ve kaygı ataklarına kapılabiliyor. Kişisel bilgiler çalınabildiği gibi kullanıcılardan zorla para da elde edilebiliyor.

PEKİ ÇOCUKLARI MOMO’DAN KORUMAK İÇİN NE YAPMALI? 

Momo ‘meydan okuması’ olarak bilinen ve yaklaşık bir yıldır çeşitli ülkelerde görülen olay internette panik ve histeri yarattı. Bunun cihazlara bulaşan veya hırsızlık amacı taşıyan bir siber tehdit değil de şok ve rahatsızlık oluşturan kötü niyetli bir şaka olduğunu unutmamak gerek. Medyanın ilgisiyle panik arttıkça insanlar bu şakayı çevresindekileri korkutmak, rahatsız etmek ve tehdit etmek amacıyla kullanmaya yöneliyor. Konunun önemine dikkat çekerek ebeveynleri uyaran Kaspersky Lab Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Baş Güvenlik Araştırmacısı David Emm, şunları söyledi:

İnternetsiz bir dünyayı bilmeyen ve sanal dünyayı çok hızlı tarayan çocukların ebeveynleri için ise bu tehdit karşısında ne yapacağını bilemiyor. Çocuklar daha yoğun bir şekilde arama ve paylaşım yaptığından bu tür içeriklere de ilk önce onlar maruz kalıyor. Bu olayda amaç zararlı yazılım yaymak gibi gözükmese de ebeveynler olarak bizlerin çocuklarımızın internette neler yaptığını yakından takip etmemiz gerektiğini hatırlatması açısından önem taşıyor. Zararlı içerikler, siber tehditler ve bilinmeyen kaynaklardan gelen içeriklere karşı en iyi savunma çocuklarla açık diyalog kurmaktan geçiyor. Çocuğunuz kötü bir olay yaşamadan önce ona internet güvenliğinin temellerini anlatarak tehditlerle başa çıkmasına yardımcı olabilirsiniz. Ebeveynlere önerilerimiz şunlar:

– Çocuklarınızla düzenli olarak konuşun. Onlara internette kendilerini nasıl koruyacaklarını anlatın. Hangi sitelerin onlara uygun olmadığı konusunda anlaşın ve bunların nedenlerini anlamalarını sağlayın. İnternette kendilerini üzen bir olayla karşılaştıklarında güvendikleri bir yetişkine anlatabileceklerini bilmeleri gerekli.

– Çocuğunuzun gerçekte tanımadığı kimseyle internet üzerinden arkadaş olmaması, kişi listelerine bilinmeyen numaralar eklememesi gerektiğini anladığından emin olun. İnternetteki kişiler her zaman gerçekten kim oldukları ve ne istedikleri konusunda dürüst olmayabilir.

– Güvenlik ayarlarını etkinleştirin. Çocukların uygunsuz içerikler izlememesi için otomatik oynatma gibi ayarlar devre dışı bırakılmalı ve ebeveyn kontrolleri kurulmalıdır. 

– Sessize alma, engelleme ve rapor etme özelliklerinden yararlanın. Böylece onları zararlı çoğu içerikten korumuş olursunuz.

– Tanımadığınız insanlara telefon numarası ve adres gibi kişisel bilgilerinizi asla vermeyin.